İLETİŞİM:

  • DOLAR
    $2.144,5500
  • EURO
    $0,6052
  • ALTIN
    $33.769,2200
  • BIST
    $125,6100
Şemsiye Nedir

Şemsiye Nedir

Bir çubuğun üzerine esnek tellerle desteklenmiş, su geçirmez kumaştan yapılmış, açılır kapanır özelliği bulunan ve yağmur, kar ve güneşten korumak amacıyla tasarlanmış taşınabilir eşyaya şemsiye denir. Kelimenin kökenine inceleyecek olursak; şems Arapça ’da güneş anlamına gelir. İngilizcede karşılığı ise umbradır ve bu kelime Latince umbra kelimesinden gelmektedir. Umbra ise gölge demektir. Şemsiyenin Kullanım Alanları Özellikle, insanların sonbahar […]

Bir çubuğun üzerine esnek tellerle desteklenmiş, su geçirmez kumaştan yapılmış, açılır kapanır özelliği bulunan ve yağmur, kar ve güneşten korumak amacıyla tasarlanmış taşınabilir eşyaya şemsiye denir. Kelimenin kökenine inceleyecek olursak; şems Arapça ’da güneş anlamına gelir. İngilizcede karşılığı ise umbradır ve bu kelime Latince umbra kelimesinden gelmektedir. Umbra ise gölge demektir.

Şemsiyenin Kullanım Alanları

Özellikle, insanların sonbahar ve ilkbahar gibi mevsimlerde meteorolojik olaylardan korunmak için kullandığı şemsiye vazgeçilmez bir aksesuarıdır. Bir başka kullanım alanı ise, plajlar ve bahçelerdir. Plajlarda ve bahçelerde büyük güneşlik olarak kullanılan şemsiyeler, insanları güneş ışınlarından koruması yönüyle son derece kullanışlıdır. Asırlardır çeşitli kültürler tarafından çeşit çeşit şemsiyeler kullanılmıştır. Bir dönem bütün dünyayı kasıp kavuran şemsiye modası, günümüzde kadın ve erkekler için birbirinden farklı renk ve boylarda üretilir.

Yıllar önce, erkekler güneşten korunmak için beyaz renkli, yağmurdan korunmak için ise siyah renkli şemsiye kullanırdı. Kadınlar ise, rengârenk kumaşlardan yapılmış desenli şemsiyeleri tercih ederdi. Şemsiyelerin sapları bambu ve gül ağacından yapılırdı ve sahiplerinin isimleri bu sap kısımlarına yazılırdı. Kadınlar daha uzun saplı şemsiyeleri kullanırdı. Ayrıca sap kısımları değerli taşlarla süslenmiş şemsiyeler kıymetli aksesuarlar arasında yer alırdı.

Şemsiyenin Tarihçesi

Şemsiyenin ilk kullanıldığı yer Mezopotamya’dır. İlk kullanım amacı güneşten korunmak olan şemsiyenin, MÖ 1200’lü yıllarda Antik Mısır’da dini bir özelliği olduğuna inanılırdı. Antik Mısırlılar gökyüzünün, Tanrının vücudundan yapıldığına ve dünyayı koruyan bir yapı olduğuna inanırlardı. Şemsiyeyi de başlarının üzerinde taşıdıklarından bunun yüksek ahlakın bir sembolü olduğunu düşünürlerdi.

Şemsiye, Antik Mısır’dan Roma kültürüne aktarıldı. Romalılar şemsiyeyi ilk başta kadınlar için bir aksesuar olarak kullandı. Romalı erkekler tarafından kullanılmadı. Zamanla şemsiyenin su geçirmez özelliği keşfedilince kadınlar tarafından yağmurdan korunmak amacıyla da kullanılmaya başlandı. Antik tiyatro oyunlarından yağmurlu günlerde erkekler sırılsıklam ıslanırken, kadınların şemsiyeler sayesinde yağmurdan korunduğu bilinmektedir.

Yaprak ve papirüslerden yapılmış şemsiye örneklerine Antik Yunan kültüründe de rastlanılmıştır. Şemsiyenin yağmurdan korunmak amacıyla kullanılmasına ise ilk kez Çin’de başlandığı bilinmektedir. Şemsiyeler kâğıttan yapılıp, reçilenerek su geçirmesi önlendi. Böylece yağmurdan korunmak amacıyla kullanılmaya başlandı.

Avrupa’da Şemsiye Kullanımı

Şemsiye Batı kültürlerinde ise 16. Yüzyıl sonlarında kullanılmaya başlandı. İlk olarak Faslı gezgin ve yazar Janas Hanway şemsiyeyi Londra’da tanıttı. İngiliz burjuvası da şemsiyeye Hanway ismini verdi. İlk ortaya çıktığı zamanlar bir çeşit yağ ile kaplanarak üretilirdi. Bu yağ şemsiyeye hem siyah bir renk verir hem de su geçirmez özellik kazandırırdı.

Bu siyah renkli şemsiyeler zamanla erkekler tarafından da kabul gördü. Siyah renkli şemsiyeleri erkekler kullanırken, güneşten korunmak için üretilen beyaz renkli şemsiyeler kadınlar tarafından tercih edilirdi. Ancak bu şemsiyeler son derece dayanıksızdı. Sonraları kullanımı artan şemsiyenin üretiminde daha dayanıklı malzemeler kullanılmaya başlandı. Böylece daha sağlam şemsiye modelleri ortaya çıktı. Şemsiyenin seri üretimine ilk olarak Londra’da 1830 yılında James Smith and Sons şirketi başladı. James Smith and Sons şirketi şemsiye saplarını balina kemiği ve ahşaptan yapardı.

Ancak 1852 yılında Samuel Fox isimli üreticinin şemsiye saplarının yapımında çelik tel kullanmasıyla çeşitli şemsiye modelleri üretimine başlandı. Zamanla geliştirilen üretim şekilleriyle bugünkü halini alan şemsiyeyi yazın kullanma alışkanlığı çok kalmadı. Ancak yağmurlu havalarda hala kullanımı yaygındır. Erkekler günümüzde de siyah şemsiye kullanmayı tercih ederken, kadınlar genelde rengârenk şemsiyeler kullanmaktadır.

Şemsiyenin Türkiye’de Kullanımı

Türkiye’de şemsiye kullanımına ilk olarak 19. yüzyılın ilk yarısında başlandı. İlk zamanlarda özellikle istanbul’da moda oldu. 1882 yılında İngiliz olup istanbul’da yaşayan Robenson adlı üretici ilk yerli şemsiyeleri üretti. Zamanla Türkiye’nin farklı bölgelerinde de yaygınlaşarak bugünkü hâlini aldı. Birbirinden farklı çeşit ve renklerde üretilen şemsiye modelleri, kadın-erkek herkes tarafından kullanılan bir aksesuar durumuna geldi

Şemsiye Çeşitleri

Günümüz dünyasında renk renk, boy boy şemsiye modelleri bulunur. Şemsiyeler açılır-kapanır özelliklerine göre manuel, yarı otomatik ve tam otomatik olabilmektedir. Saplarına göre ise baston, çelik sap gibi modelleri bulunur. Katlanabilir şemsiye, ışıklı şemsiye, yay mekanizmasıyla açılıp kapanabilen şemsiyelerin yanı sıra rengârenk desenli şemsiyeler de mevcuttur. Ayrıca çocuklara özel olarak üretilen, değişik şekil ve boyutlarda şemsiyelere ulaşmak da mümkündür. Çeşit çeşit şemsiyeler ile ilgili firmamızdan hizmet alabilirsiniz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM